YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25307
KARAR NO : 2015/29253
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 2015/246082 Kanun Yararına Bozma
Basit yaralama suçundan sanıklar E.. K.. ve S.. K..’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarihli ve 2014/127 esas, 2015/147 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2015/168, değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13303–42910 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.07.2015 tarih ve 2015/246082 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık E.. K.. hakkındaki, Akyazı Sulh Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli ve 2011/201 esas, 2012/216 sayılı ilamına konu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” biçimindeki düzenlemeden önce, 14/06/2012 tarihinde kesinleştiği, yine sanık S.. K.. hakkındaki, Kütahya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/05/2011 tarihli ve 2010/1143 esas, 2011/519 sayılı ilamına konu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da, 6545 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeden önce, 09/09/2011 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu sanıkların işlemiş olduğu Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarihli ve 2014/127 esas, 2015/147 sayılı kararına konu suçun ise 25/08/2011 tarihinde işlendiği nazara alındığında, sonradan yapılan yasal değişikliğin sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şeklide kabulüne karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2015/168, değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-