YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25317
KARAR NO : 2015/29289
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/247452
Kasten yaralama suçundan sanık D.. B..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62 ve 52/1-2-3. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık S.. B..’ın, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 35/2, 62 ve 52/1-2-3. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Sivas (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2010 tarihli ve 2007/918 esas, 2010/887 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 29.06.2015 tarih ve 2014/13321-42928 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.07.2015 tarih ve 2015/247452 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre suç tarihlerinin 23/10/2006-07/11/2006 olması ve cezaların alt sınırdan hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki hükmün suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hâzinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme gözetilmeden, sanıkların üzerlerine atılı kasten yaralama suçlarına ilişkin adlî para cezasının alt sınırının 5 gün olarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayininde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Sivas (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2010 tarihli ve 2007/918 esas, 2010/887 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin ( d ) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,
sanık Servet hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2.maddesi gereğince hükmedilen 5 gün adli para cezasının, aynı kanunun 86/3-e maddesi gereğince sanığın cezası yarı oranında artırılarak 7 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından 5237 sayılı Kanunun 35/2.maddesi gereğince sanığın cezasından ½ oranında indirim yapılarak takdiren 3 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 62.maddesi gereğince hükmedilen ceza 1/6 oranında indirilerek 2 gün adli para cezası cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiyle sonuç olarak 40 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık Deniz hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2.maddesi gereğince hükmedilen 5 gün adli para cezasının, aynı kanunun 86/3-e maddesi gereğince sanığın cezası yarı oranında artırılarak 7 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 62.maddesi gereğince hükmedilen ceza 1/6 oranında indirilerek 5 gün adli para cezası cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiyle sonuç olarak 100 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hükmün düzeltilmesine; infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.