Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/26828 E. 2016/7464 K. 23.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26828
KARAR NO : 2016/7464
KARAR TARİHİ : 23.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, katılan … ….’ye yönelik eylemi hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanıkla katılanın aynı ülke vatandaşı olup aynı evde birlikte kaldıkları, aralarında olaydan öncesine dayanan bir husumetin bulunmadığı, olay tarihinde sanık ile katılanın tam olarak izah edemedikleri bir nedenden dolayı aralarında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine, sanığın bıçakla katılanın karın bölgesine bir kez vurduğu, sanığın eylemini bir bıçak darbesi ile sonlandırdığı, bir ara banyoya saklanan katılanın banyodan çıkmasından sonra sanığın eylemini devam ettirme imkanı varken eylemini devam ettirmediği olayda, sanığın eyleminin kasten yaralama olarak nitelendirilmesinde ve katılandaki yaralanmanın ağırlığı göz önüne alınarak TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezanın teşdiden belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suçun silahtan sayılan bıçakla işlenmesi nedeniyle yapılan artırımda, uygulama maddesinin TCK’nin 86/3-e maddesi yerine sadece “TCK’nin 86/3 maddesi” olarak gösterilmesi mahallinde giderilmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanığın, şikayetçi …’ye yönelik eylemi hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 19/12/2012 tarihli 2012/30218 sayılı adli raporda şikayetçideki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığının belirtilmesi karşısında temel cezanın TCK’nin 86/1. yerine 86/2. maddesinden tayin edilmesi,
b) Sanığın, katılan …… ile kavga ederken kendilerini ayırmaya çalışan şikayetçi …’yi bıçakladığının kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nin 21/2. maddesindeki olası kast hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.