Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/26860 E. 2016/10632 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26860
KARAR NO : 2016/10632
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar ….. hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar Kemal ve Abdulbaki hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar …..hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanık … hakkında suç işlemeye tahrik suçundan kurulan beraat hükmüne, sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanıkların beyin kanaması geçiren amcaları …..ziyaret için gittikleri Muş Devlet Hastanesinde, aralarında daha önceden husumet bulunan ve akraba olan taraflar arasında yaşanan kavgada, sanıklar Kemal ve Abdulbaki’nin katılan …’ı fikir ve eylem birliği içerisinde silahtan sayılan bıçaklarla batına ve göğüse nafiz olan darbelerle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralamaları

şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkların hedef aldığı vücut bölgesi, yara yerleri ve nitelikleri, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar Kemal ve Abdulbaki’nin kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları yerine vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıklar… hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Mahkemece gerekçe kısmında “sanık …’nin olay yerinde bulunan diğer sanıklara ‘çıkarın bıçakları saldırın’ şeklinde söz sarf ettiği” ve “sanıklar …… birlikte eylemleri ile ellerindeki bıçaklar ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladıklarının” belirtildiği ve sanıkların eylemlerinin bu şekilde sübut bulduğu kabul edildiği halde, hüküm kısmında sanık …’nin suç işlemeye tahrik, sanık … ve Halis’in katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından beraatlerine karar verilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması ve Anayasanın 141, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerektiği, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eyleminin suç sayıldığı veya suç teşkil etmediği açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, açıklanan bu ilkelere uyulmadan sanıklar Kemal, Halis, Abdulbaki ve Mehmet Baki hakkında gerekçesiz beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanıklar Kemal, Mehmet Baki, Abdulbaki müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, mahkumiyet hükümlerinin ve diğer yönleri incelenmeyen beraat hükümlerinin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.