YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27146
KARAR NO : 2015/35506
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
Tebliğname No : 3 – 2014/60682
MAHKEMESİ : İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2013/220 (E) ve 2013/931 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1) Mağdurun olayın bir gün sonrasında 23.11.2012 tarihli polis karakolundaki yakınmasında iş yaşamındaki sıkıntılardan kaynaklanan zorluklarının ve bu zoruluklardan doğan ruhsal sıkıntılarını açıklamasına karşın, sanık ile yaşadığı olaydan kaynaklanan; 25.12.2012 tarihli adli tıp raporundaki bulgulardan söz etmemiş olması karşısında raporda belirtilen hafif tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığı açıklanan akut stres bozukluğu tanısının olayla mı yoksa olay öncesi iş yaşamındaki sıkıntılardan mı kaynaklandığı hususu araştırılmadan salt adli tıp raporuna dayanılarak eksik araştırma ile karar verilmesi,
Kabule göre ise;
2) İncelenen kamera görüntüleri ile olayın görgü tanıklarının anlatımları ve mağdurun raporla saptanan yaralanmasına ilişkin ilk bulguları gözetilmeden; 25.12.2012 tarihli adli tıp raporundan sonra gösterilip dinlenen ve rapordaki tanıyı doğrulamaya dönük olduğu anlaşılan mağdurun kardeşi tanık Zehra Özkan’ın anlatımlarının diğer tanık anlatımlarına üstün tutularak hüküm kurulması,
3) İlk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının kesin olarak belirlenemedği durumlarda, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürülüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak
yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5) Sanığın sabıka kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bir mahkumiyet hükmü olmadığından sadece bu karar gerekçe gösterilerek sanık hakkında TCK 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.