Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/27411 E. 2016/7281 K. 22.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27411
KARAR NO : 2016/7281
KARAR TARİHİ : 22.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Asker uğurlama töreninde kavga çıktığı, başka yerde bulunan sanık …’ın kardeşi …’in yaralandığını haber alması üzerine, olayın olduğu yere gittiği, kavgayı ayırıp kardeşini korumaya çalışırken kavga esnasında yüzlerini göremediği kişilerin kendisini bıçakla sol ön kolundan 5-6 cm’lik yaralaması üzerine, oradan elde ettiği bıçakla kendini savunmak için, rastgele bıçağı savurduğu, bu sırada kalabalık arasında bulunan ve yine kavgayı ayırmaya çalışan mağdur …’i sırtı dönük vaziyette iken yüzünü görmeden sırtından ve kolundan yaraladığı olayda;
Mağdur …’in 25.05.2010 tarihinde kollukta alınan beyanında, kendisinin kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada, sırtından ve kolundan darbe aldığını, arkasını döndüğünde kendisini yaralayan şahsın arkadaşı … olduğunu gördüğünü, arkadaşı ile herhangi bir husumetinin olmadığını, kavgayı ayırmaya girdiğinde kendini karşı taraftan zannedip yaraladığını düşündüğünü, şikayetçi olmadığını belirtmiştir. Mağdurun bu beyanı sanığın kollukta alınan beyanını doğrulamıştır.
Olayın kavga esnasında olması, her iki tarafın arkadaş olması, aralarında husumet bulunmaması, sanığın kardeşini korumak için kavgaya girdiği esnada, bıçakla kolundan yaralanması üzerine, ele geçirdiği bıçakla kendisini savunmak için bıçağı hedef gözetmeden salladığı, bu esnada yine kavgayı ayırmak için araya giren sırtı dönük vaziyette bulunan mağdur …’i sırtından ve kolundan yaraladığı nedenle, olayda sanığın doğrudan kastla arkadaşı mağduru yaralamadığı, ayırmaya girdiği kavga esnasında kendisinin kolundan yaralanması ve olayın gelişimi üzerine elindeki bıcağı savurmak suretiyle başkalarının yaralanabileceğini öngördüğü ancak “olursa olsun” diyerek bıçağı savurduğu ve sırtı dönük olan arkadaşı …’i yaraladığı sebeple, olayda TCK 21/2. maddesinde belirtilen “olası kast” hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, sanığın “doğrudan kastla” cezalandırılmasına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.