YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27566
KARAR NO : 2016/7492
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar …ve … hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hapis cezasına hükmedildiği halde, TCK’nin 53/1. Maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında verilen hüküme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın mağduru, bıçakla yaralaması nedeniyle, adli tıp uzmanının düzenlediği 11.02.2014 tarihli rapordan,”batın umblicus üzerinde ve sol lomber 12. Kosta hizasında batına nafiz iki adet kesi, dalak yaralanmasına yol açan iki adet kesinin her birinin kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte” olduğunun tespit edilmesi karşısında yaralanmanın niteliği, hedef alınan bölge, darbe sayısı gibi hususlar gözetilerek eylemin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve muhakemesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321 ve 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.03.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosya kapsamına göre kimin başlattığı belli olmayan kavgada sanıklar … ve … hakkında TCK 29 maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sanıklar yönünden hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
.