YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28595
KARAR NO : 2016/5732
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete, beraate, ceza verilmesine yer olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükmün kurulmasına yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) O yer Cumhuriyet savcısının, sanık … hakkında müşteki …’yı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’yi basit kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne, sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan … vekili ile sanık … ve katılan-sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-a) Katılan … vekilinin, sanık … hakkında katılana yönelik mala zarar verme ve tehdit suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın eşi …’nin katılan … tarafından işten çıkartılması nedeniyle sanığın eşi … ile kızı …’nin olay tarihinde katılanın işyerine gittikleri, burada sanığın eşi … ve kızı … ile katılan arasında önce tartışma ardından da kavga çıktığı, sanığın kızı …’nin sanık babasına telefon açarak katılan … tarafından dövüldüklerini söylediği, bunun üzerine sanığın katılanın işyerine gelerek kapıdan işyerinin içerisine doğru ruhsatsız tabancası ile rastgele 4 el ateş ettiği, sanığın ateş etmesi sonucu müştekiler … ve …’nin yaralandığı, katılanın işyerinde hasar oluştuğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı mala zarar verme ve silahla tehdit suçları sabit olduğu halde, tehdit ve mala zarar verme suçlarının kasıt unsurlarının bulunmadığı, kasten yaralama eylemlerinin unsuru ve sonucu olarak gerçekleştiği yönünde yasal olmayan gerekçelerle sanık hakkında katılana yönelik mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan da olmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
b) Sanık … hakkında, katılan …’yi kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
(1) Sanık lehine haksız tahrik nedeni sayılabilecek katılandan kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
(2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılanlar Şaban ve … vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.