YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28665
KARAR NO : 2016/9660
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında, müşteki …’ı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında, kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan … vekilinin, sanık … hakkında katılan …’i basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü suç vasfına yönelik temyiz etmesi nedeniyle anılan hükmün temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılan …’nün alacağı olduğunu iddia ettiği parayı istemek için sanık …’ın işyerinin önüne gittiği, sanığın işyerinde olmadığını görünce cep telefonundan sanık …’ı aradığı, sanık …’in kendisine beklemesini, geleceğini söyleyip yanında oğlu olan sanık … ile birlikte işyerinin önüne gittiği, burada katılan … ile sanık … arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavgaya sanık …’in oğlu …’in de karıştığı, katılan …’nün sanık …’i omuzundan vurarak bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanık …’in sopa ile katılanın koluna vurarak kırık oluşacak şekilde yaraladığı, sanık …’in ise tornavida ile katılanın sırtına vurarak yaraladığı anlaşılmakla, her ne kadar katılandaki daha ağır netice olan kemik kırığına
neden olan yaralanma sanık …’in fiili sonucu gerçekleşmiş ise de, sanık …’in, katılana yönelik fiili bir suç işleme kararının icrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde diğer sanık … ile birlikte iştirak halinde gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi uyarınca sanık …’ın da müşterek fail olarak katılandaki kırığa neden olan yaralanmadan sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Katılan hakkında, …Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.01.2006 tarihli raporda, katılanda ulnar deplase parçalı kırığı olduğu belirtilerek kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirilmesine rağmen, …Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.12.2013 tarihli raporda, hem sol ön kol kemiği grafisinde ulnada deplase parçalı fraktür olduğu bildirilip hem de katılanın tıbbi evrakında bahsedilmeyen tarsal kemik kırığına göre değerlendirme yapılarak kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c) Sanık … hakkında kurulan hüküm açısından, katılandaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4.,5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde üçte bir oranında artırım yapılmak suretiyle sanık … hakkında fazla ceza tayini,
d) Sanık … hakkında kurulan hüküm açısından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.