YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28854
KARAR NO : 2016/9008
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Müşteki hakkında olayın üzerinden altı aylık süre geçmeden … Devlet Hastanesince tanzim olunan 07.12.2005 tarihli raporda yaralanmanın çehrede sabit eser bırakacağının belirtilmesine karşın Adli tıp Kurumu Mersin Şubesince tanzim olunan 12.12.2006 tarihli raporda yaralanmanın çehrede sabit eser niteliğinde olmadığı belirtilmek suretiyle raporlar arasında açıkça çelişki bulunması ve müşteki …’ un 11.01.2008 de mahkemece alınan beyanında sanığın kendisine sopa ile vurduğunu beyan etmesi karşısında müştekinin tüm tıbbi tedavi evrakları ile beraber Adli Tıp Kurumunu ilgili ihtisas dairesine sevki ile yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinden olup olmadığına ve yüzde sabit iz mevcut olması halinde söz konusu yaralanmanın silahtan sayılan cisimle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine dair kati rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2) Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c-son maddelerince 3 yıldan az olmayacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3) Müşteki …’ un 11.01.2008 de mahkemece alınan beyanında sanığın kendisine sopa ile vurduğunu beyan etmesi ve mahkemece sopa ile vurulduğunun kabulü karşısında sanık hakkında hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanığın 25.12.2007 tarihinde mahkemece alınan savunmasında müşteki ile aralarında tanıklık meselesinden kaynaklı husuemtin bulunduğunu, müştekinin zaman zaman kendisi ve ailesi hakkında dedikodular yaptığını, müştekinin kendisini gördüğü zamanlar alaycı şekilde güldüğünü, olay günü de kendisine alaycı şekilde bakıp güldüğünü akabinde aralarında çıkan tartışmada müştekiye yumruk ile vurduğunu beyan etmesi, TCK’nin 29. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkının tanınması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde açıkça tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında TCK’nin 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.