Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/28997 E. 2016/10659 K. 27.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28997
KARAR NO : 2016/10659
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’in ve Sanık … müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden sanık sıfatıyla haklarında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinde bulundukları belirlenerek yapılan incelemede;
İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanıklar hakkında tahrik hükümleri uygulandığına göre verilen cezadan 1/4 oranında indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayini ve Sanık … hakkında TCK 86/2 maddesi uyarınca ceza tayin edilirken 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtildiği halde verilen cezanın TCK 86/3-e maddesi uyarınca artırılmasında tekrar 6 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak tebliğnamenin 2-3 ve 4 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A)Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii ve sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B)Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi halinde uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince sanık hakkında kurulan hükümden 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,27.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.