YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29767
KARAR NO : 2015/35586
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
Tebliğname No : 3 – 2015/264349
MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2011/1301 (E) ve 2013/489 (K)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık İ.. A.. hakkında, katılan N.. Ö..’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında, katılana karşı kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itiraza tabi bu karara karşı yapılan itirazın Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/07/2013 tarih ve 2013/705 D. iş sayılı red kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, katılan vekilinin bu husustaki temyiz taleplerinin incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık M.. A.. hakkında, müşteki A.. D..’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, sanık M.. A..’ın temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanık M.. A.. hakkında, katılan N.. Ö..’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesinlik sınırı içinde kalmakta ise de; Ceza Genel Kurulu’nun 29.09.2009 tarih ve 2009/5-173 esas, 2009/209 karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, doğru uygulama yapılmış olması halinde, adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezası yerine hapis cezası tercih edileceği ve bu hükmün temyize tabi
olacağı dikkate alınarak, sanık ve katılan vekilinin temyiz isteminin incelenebilir olduğu kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu halde sanık M.. A.. hakkında TCK’nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası yerine adli para cezası tercih edilmek suretiyle TCK’nin 58/3. maddesine aykırı ceza verilmesi ve buna bağlı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanığa verilen 100 gün karşılığı adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesi gereğince paraya çevrilirken uygulanan kanun maddesinin kararda gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/12/2015 oybirliğiyle karar verildi.