YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29923
KARAR NO : 2016/11341
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık … müdafiinin hükmü, “sanık” sıfatıyla; katılan sanıklar … ve … müdafiinin ise “katılan” sıfatıyla temyiz ettiği; sanık … müdafiinin katılan …’e karşı eylemi ile ilgili itirazların itiraz mercii tarafından değerlendirildiği anlaşılmakla bu kapsamda sınırlı yapılan incelemede;
1)Sanıklar …, … ve … katılan …’e karşı yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan itirazlarının incelenmesinde;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12 maddesinde “itiraz” olduğu, 5271 sayılı CMK’nin 264/1 maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair hükmü nazara alındığında katılan … vekilinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine İADESİNE,
2)Sanıklar …, … ve…’nın katılan …’a karşı yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik yapılan itirazlarının incelenmesinde;
A)Sanık … yönünden;
Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, katılan …’ın, soruşturma aşamasında sanıklar … ve … kendisine vurarak yaraladıktan sonra olay yerine gelen sanık …’in de saldırdığını söylediği, duruşmada ise sanık …’in kendisine vurmadığını söylemesi, tanıkların da sanığın vurduğunu söylememeleri karşısında sanık …’in suça iştirak ettiğine dair deliller gösterilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
B) Sanıklar … ve …. yönünden;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Dosya kapsamına göre taraflar arasında çıkan karşılıklı yaralama olayında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin anlaşılamaması karşısında savunmalar, sanık lehine kabul edilerek TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Katılanın yaralanması ile ilgili raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 5. derece olduğunun belirtildiği, adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin 1. dereceden 6. dereceye kadar hafif, orta ve ağır dereceler belirlenmekle TCK’nin 87/3. maddesi uygulanırken kırığın derecesi gözetilerek (1/12) ila (6/12) oranına kadar artırım yapılabileceğinden somut olayda sanıkların cezasından orantılılık ilkesine uygun düşecek oranda artırım yapılması gerekirken TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklara eksik ceza tayini,
c)Sanıkların cezasında, katılanın vücudunda kemik kırığı oluşması nedeniyle artırım yapıldığı halde uygulanan kanun maddesi olan TCK’nin 87/3. maddesinin hükümde gösterilmemesi,
d)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmesi karşısında sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Karşılıklı yaralama olayında aynı tarafta olan sanıkların sarfına neden olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiğinden masrafların ne kadarından sorumlu olduklarının denetime elverişli şekilde hükümde gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 326. maddesine aykırı davranılması,
f)Katılan …, kendisini duruşmalarda vekille temsil ettirdiği halde AAÜT gereğince sanıklar aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.05.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.