Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/30557 E. 2016/10978 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30557
KARAR NO : 2016/10978
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece  verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur …’ nın 15.08.2012 tarihinde savcılıkta alınan beyanında sanığın kendisini ölümle tehdit ettiğini beyan etmesine karşın mahkemece alınan 16.10.2012 tarihli beyanında sanığın kendisini ölümle tehdit ettiğine dair açıkça beyanda bulunmaması suretiyle mağdurun beyanları arasında çelişki bulunması, mahkemece dinlenen tanık …’in beyanında tehdit olayından bahsetmemesi, mahkemece dinlenen tanık….’ in beyanında ise olay günü sanığın kendisine hitaben “sen hiç ölü yüzü gördün mü?” dediğini, kendisinin ise cevaben “hayır” demesi üzerine sanığın yine kendisine hiateben “iki tane göreceksin” dediğini beyan etmesine karşın sanığın mağdur …’ ya yönelik doğrudan tehdit ettiğine yönelik bir beyanının bulunmaması aksine tanığın beyanında ablası olan mağdurun sanığa hitaben “öldür beni” diye bağıdığını duyduğunu belirtmesi karşısında mağdurun beyanları arasındaki çelişki giderildikten sonra hangi beyana neden üstünlük tanındığı mahkemece tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve araştırma yazılı şekilde tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Sanığın savunmasında eşi olan mağdur ile olay günü ehliyet alma meselesinden tartıştıklarını, tartışma sonrasında mağdurun elektirikli süpürge sapı ile kafasına vurduğunu beyan etmesi, mağdur hakkında hakaret suçlasıyla soruşturma aşasmında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, olayın mağdur ile sanık arasında karşılıklı olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı karşısında sanık hakkında mağdur Behiha’ ya yönelik kasten yaralama ve tehdit suçları bakımından 5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde açıkça tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın 06.08.20123 tarihinde savcılıkta alınan beyanında olay günü çocukları ile oynarken mağdur …’in kardeşi olan Onurhan’ı dövmesi üzerine kendisinin de mağdur …’e tokat attığını beyan etmesi karşısında sanığın bu yöndeki savunması mahkemece araştırılarak sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçu bakımından 5237 sayılı TCK’nin 29/1. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde açıkça tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile yapılan değişiklikten önce, daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın yargılama konusu suçla ilgili kurulacak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden ve 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesine uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden mağdur …’ e yönelik kasten yaralama suçundan ve mağdur …’ ya yönelik tehdit suçundan yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında mağdur …’ ya yönelik kasten yaralama suçu bakımından TCK’nin 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesince sanığın kazanılmış hakkı dilkate alınarak isteme aykırı olarak  BOZULMASINA,  02.05.2016 günü oybirliği ile karar verildi.