Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31171 E. 2015/33726 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31171
KARAR NO : 2015/33726
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Basit yaralama suçundan şüpheli M.. K.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/09/2014 tarihli ve 2014/3314 soruşturma, 2014/1122 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/11/2014 tarihli ve 2014/1208 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 08.09.2015 tarih ve 2015/18392 – 58999 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.10.2015 tarih ve 2015/313876 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin yaralama iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, mağdur M..S..’in Kırıkhan Devlet Hastanesinden alınan 17/07/2014 tarihli adlî raporunda vücudunda darp ve cebir izlerinin bulunduğunun belirtilmesi ve mağdurun vasisi olan müşteki H.. H..’ın alınan beyanında akıl zayıflığı bulunan oğlu mağdur Mehmet’in tamirci Mustafa tarafından darp edildiğini beyan etmesi karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18/11/2014 tarihli ve 2014/1208 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,
müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 25.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.