YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31191
KARAR NO : 2016/13343
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıkanması geri bırakılan hükmün açıklanması sırasında, suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince TCK’nin 50/1-a. maddesinde düzenlenen seçenek tedbire çevrilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerektiği hususu, karar sonrası giderlerle gözetilerek infaz aşamasında mahkemesince değerlendirilebileceğinden, bu yöndeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun savunmasında “mağdura verdiği borç parayı konuşmak için buluştuklarını, üşümesi üzerine mağdurun ceketini giydiğini, ceketi parayı getirdiğinde veririm diye söylediğini, mağdurun boğazını sıkması üzerine çıkarttığı bıçakla mağduru yaraladığını” beyan ettiği, mağdurun olay esnasında suça sürüklenen çocuğun boğazını sıktığını belirttiği anlaşılmakla, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu gözetilerek, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektirdiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.