Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31231 E. 2015/35459 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31231
KARAR NO : 2015/35459
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Tebliğname No : KD – 2014/66674
MAHKEMESİ : Giresun Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2013/218 (E) ve 2013/292 (K)

Dairemizin 17.09.2015 tarih 2015/5478 Esas – 2015/26083 Karar sayılı dosyasının kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12/11/2015 tarih 2014/66674 sayılı itiraz talebi ile “
Sanığın suç tarihinde çıkan tartışma ve kavga neticesinde katılanı 4-5 metre mesafeden, tabanca ile batın bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan ibaret eyleminin suçta kullanılan silahın niteliğine, atış mesafesine, sanığın hedef aldığı bölgeye ve mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliği bir kül halinde değerlendirildiğinde, katılandan kaynaklanan haksız bir fiilin kendisinde oluşturduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisiyle kasten öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17/09/2015 gün ve 2015/5478 Esas, 2015/26083 Karar sayılı kararında sanığın eyleminin tahrik altında yaralama suçunu oluşturduğuna dair bozma nedeni yönünden Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir, Sanık A.. Y.. ‘ın eylemi tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan, Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 03/12/2013 gün ve 2013/218 E. 2013/292 sayılı kararının suç vasfı konusundaki itirazların reddi ile sadece tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinden BOZULMASINA dair Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17/09/2015 gün ve 2015/5478 Esas, 2015/26083 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI, aksi görüşte olunduğu takdirde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebiyle
05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2. ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Olayın ani gelişmesi,katılan ile aralarında öldürmeyi gerektiren husumetin
bulunmaması, katılanın ineklerinin sanığın tarlasına girmesinden dolayı sanığın bahçesinde meydana gelen tartışma esnasında katılanın sanığın boğazını sıkması üzerine sanığın da tabanca ile katılana sadece bir el adet ateş etmesi, ciddi bir engel bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi dikkate alındığında; sanığın katılana yönelik ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu kabul edilmiştir.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12/11/2015 tarih 2014/66674 temyiz sayılı itiraz istemi yukarıda anlatılan gerekçede belirtildiği üzere yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 17/09/2015 gün ve 2015/5478 Esas, 2015/26083 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazın incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, suç vasfı ile ilgili Başkan vekili M.M. K.’nın ve üye H. C.’ın karşı oyu üzerine oy çokluğu ile 09/12/2015 gününde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:
Sanığın, suç tarihinde kullandığı ateşli silahın niteliği ve katılanın isabet aldığı bölgenin karın nahiyesi gibi hayati bir bölge oluşu, vücuda isabet eden mermi çekirdeğinin, göbek deliğinin altından girip, arkadan çıkış yapması, bu giriş ve çıkışların batında opere, iç organ harabiyeti ve katılanın yaşamsal tehlike geçirmesine sebebiyet vermesi karşısında,
Açığa çıkan kastın öldürmeye yönelik olduğu ancak yapılan ameliyat sonucu katılanın hayata döndüğü dosya içeriğinden anlaşıldığına göre sanığın kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması için hükmün bozulması gerektiğinden tüm bu açıklamalar karşısında itirazın kabulüne karar verilmesi görüşünde bulunduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.