Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31445 E. 2016/10414 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31445
KARAR NO : 2016/10414
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemenin, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan 07.07.2009 tarih ve 2008/21 esas-2009/811 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3 ve 29. maddeleri uyarınca 9’er ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin, sanıklar ve müştekinin temyizi üzerine Dairemizin 12.03.2013 tarih ve 2012/34667 esas-2013/10076 karar sayılı ilamı ile müştekinin ve vekilinin temyiz istemi kabul edilmek suretiyle sanıklar … ve … aleyhine bozulduğu, mahkemece de bozma kararımız doğrultusunda sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin, sanık … hakkında ise tekerrür hükümleri uygulandığı anlaşılmakla;
Müşteki …’ın 06.03.2008 tarihli celsede kamu davasına katılmak istemediğini bildirmesi karşısında, esasen müştekinin sanıklar …ve …hakkında mahkemenin 07.07.2009 tarihli ilamı ile kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle Dairemizce önceki temyiz incelemesi sırasında müşteki ve vekilinin temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken temyiz istemleri kabul edilmek suretiyle önceki hükümler sanıklar aleyhine bozulmuş ise de, müştekinin ve vekilinin anılan hükümleri temyiz etme yetkisi bulunmadığından 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle Dairemizin 12.03.2013 tarih ve 2012/34667 esas-2013/10076 karar sayılı bozma ilamımızın sanıklar aleyhine sonuç doğuramayacağı belirlenerek yapılan incelemede; 1) Müşteki …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki Nihat’ın 06.03.2008 tarihli celsede, kamu davasına katılmak istemediğini bildirmesi karşısında, katılan sıfatı alamayacak olan müştekinin temyiz hakkı bulunmadığından müştekinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıklar … ve …’in haklarındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Müşteki hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19.12.007 tarihli raporda, şahısta saptanan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını müştereken orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4.,5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezada 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak daha yüksek oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde altıda bir oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2012/13-1444 esas-2013/305 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmesi zorunluluğu bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müşteki ve vekilinin, sanıklar hakkında müştekiyi kasten yaralama suçundan kurulan önceki mahkumiyet hükümlerini temyiz etme hak ve yetkileri bulunmaması nedeniyle Dairemizin 12.03.2013 tarih ve 2012/34667 esas-2013/10076 karar sayılı bozma ilamı sanıklar aleyhine sonuç doğuramayacağından 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık …’le ilgili mahkumiyet hükmünde, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin karar metnine eklenmesi suretiyle, sanık …’le ilgili mahkumiyet hükmünde, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmının karar metninden çıkarılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.