Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31503 E. 2016/11669 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31503
KARAR NO : 2016/11669
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER :Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık …’ın mağdura karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanık …’ın mağdura tekme ve yumrukla vurması, bıçakla boynundan yaralaması eylemi sonucu mağdurda kemik kırığı oluşacak şekilde meyadana gelen yaralanma ile ilgili olarak, sanık hakkında TCK’nin 86/3(e) maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık …’ün mağdura karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
a) Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmediği halde, gerekçeli kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişki oluşturulması ve hükmün karıştırılması,
b) Sanık …’ün tekerrüre esas alınan … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/85 esas 2012/104 karar sayılı ilamı ile verilen cezanın kesin nitelikte adli para cezası olduğu ve bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı halde anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.05.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Oluşa ve dosya içeriğine göre olay günü sanık …’un mağdur …’un sağ el yüzük parmağına vurup parmakta şişlik ve kızarıklık oluşmasına sebebiyet verdiği çekilen grafilerinde 1 ve 2. Falanksta çatlak oluşacak şekilde kemik kırığına sebebiyet verdiği ve ayrıca cebinden çıkardığı kesici alet ile mağdur …’un boyun ve karın nahiyelerine vurup yüzeysel kesiler oluşturduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Sanık …’un mağdur …’a attığı darbelerle yetinmeyip, ayrıca kesici aletle mağduru hafif şekilde de yaralamıştır. Sanığın bu kavga sırasında mağdura karşı gerçekleştirdiği tüm darbeler sonuç itibariyle tek bir yaralama fiilini oluşturduğundan, olayda gerçekleşen ve en ağır cezayı gerektiren darbenin tespit edilmesi gerekmektedir.
1-Sanık …’un, el ve ayakları ile mağdura vurup parmak kemiğini kırdığından bu eylemin cezayi müeyyidesi olarak TCK’nin 86/1 maddesi gereğince 1 yıl hapis TCK’nın 87/3. maddesi gereğince 1/6 oranında arttırıldığında 1 yıl 2 ay hapis cezası tayin edilmesi gerekmektedir.

2-Sanık …’un ayrıca kesici aletle mağduru basit şekilde yaralamasının cezayi müeyyidesi ise TCK’nın 86/2. maddesi gereğince 4 ay hapis, TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında arttırıldığında 6 ay hapis cezasının tayin edilmesi gerekmektedir.
Bu karşılaştırma sonucunda sanık …’un gerçekleştirdiği kemik kırığı eylemi en ağır cezayı gerektiren TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerinin uygulanması gereken bir eylemdir. Bu kemik kırığı eylemi, kesici alet ile gerçekleşmediğinden sanık … aleyhine TCK’nın 86/3-e maddesinin uygulanması mümkün değildir.
Sanık …’un mağdura karşı kemik kırığı oluşacak şekilde ağır darbeyi gerçekleştirdikten sonra ayrıca kesici aletle vurup yüzeysel kesiler oluşturduğundan TCK’nin 61. maddesi delaletiyle sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uygulanırken temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasına gerekçe olabilir.
Örnek: Yaşamsal tehlike ve kemik kırığının birlikte gerçekleştiği olaylarda 3.Ceza Dairesi’nce temel ceza arttırılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında;
a-Sanık …’un kemik kırığı oluşacak şekilde mağduru yaraladığı sırada eylemi bıçakla gerçekleşmediği halde sanık aleyhine TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması,
b-Sanık …’un mağdurun parmak kemiğini kırması yanında kesici aletle de mağduru yaraladığından, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınıp alt sınırın üzerinde temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
c-Sanık …’un CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu üç gerekçe ile bozulması görüşünde bulunduğumdan, tebliğnamedeki 1. numaralı bozma düşüncesine iştirak etmeyen çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.