Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31780 E. 2016/10415 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31780
KARAR NO : 2016/10415
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında, kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yurt dışında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı CMK’nin 196/6. maddesine uygun şekilde yurt dışı istinabe suretiyle sorgusu yapıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/3-1469 esas-2013/19 karar sayılı ictihadında da değinildiği üzere, hükümden önce son söz hakkı suça sürüklenen çocuğa ait olup, bu hak müdafii tarafından kullanılamayacağından tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Suça sürüklenen çocuğun yurt dışı istinabe suretiyle yapılan sorgusunda, olay tarihinde internet kafede bulunduğu sırada mağdur …’nın içeri girip yanına geldiğini ve bir kaç kez kulağına vurduğunu, bu nedenle sinirlerinin bozulduğunu ve eylemini gerçekleştirdiğini savunması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 51/1. maddesine göre, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişiler açısından ertelemeye konu edilebilecek hapis cezasının üst sınırının üç yıl olduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK’nin 51/1. maddesine uygun yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.