YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32154
KARAR NO : 2016/13221
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup sanıklar müdafiinin itirazı üzerine ilgili merci tarafından karar verilmesi gerektiğinden dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıklar müdafiisinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE
3) Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sabıkası bulunmayan sanıklar …. ve ….’ın mağdur …’a yönelik yaralama eylemleri sebebiyle kurulan mahkumiyet hükmünün sanıkların tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu bir kanaat oluştuğu gerekçesiyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında aynı olayda sanıkların mağdur …’a yönelik eylemlerinden dolayı benzer eylemleri bir daha gerçekletirmeyecekleri hususunda mahkemede yeterli ve olumlu kanaat hasıl olmamakla lehlerine olarak CMK’nin 231.maddesi hükümleri ile TCK’nin ertelemeye ilişkin hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmek suretiyle çelişkili hüküm kurulması,
b) Sanıkların mağdura yönelik kasten yaralama eylemlerini silahtan sayılan sopa ile işlediklerini anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c) 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, 1/2 ila 6/12 oranında artırılacağına dair düzenleme karşısında, mağdurdaki kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesi orta (2) derecede olmasına göre, sanıklar ….,…. hakkında TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, eylemin mağdura etkisi gözetilmeden orantısız olarak TCK’nin 87/3. maddesi gereği 1/4 oranında arttırılarak fazla ceza tayini,
d) Sanık …’in, olaydan önce katılanların kendisini darp ettiklerini, bununla ilgili davanın da …..Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/805 esas sayılı dosyası üzerinden derdest olduğunu savunması karşısında, ilgili dava dosyasının akıbeti araştırılarak, gerekirse de neticesi de beklenerek sanık … lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
e) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.