YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32507
KARAR NO : 2016/11825
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması üzerine mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde suç işlediğinin ihbarı üzerine açıklanması geri bırakılan 12.2.2009 tarihli hükmün 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/751 – 2013/490 sayılı kararının kesinleşme tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğu ancak UYAP sistemi üzerinden alınan güncel adli sicil kaydına göre suça sürüklenen çocuğun … Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/205 E -2012/525 K sayılı ilamının kesinleşme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı belirlenmekle, suça sürüklenen çocuğun duruşmaya davet edilerek adli sicil kaydında görülen … Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/205 E -2012/525 K sayılı ilamına göre zamanaşımının dolup dolmadığı yönünden yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca aykırı uygun BOZULMASINA, 10/5/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Suça sürüklenen çocuk … 04.10.2007 tarihinde işlediği yaralama suçundan dolayı … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2009 tarih 2008/52 Esas ve 2009/70 sayılı kararı ile …’ı yaralamak suçundan TCK’nın 86/1,86/3-e, 29, 31/2 ve 62. maddeler gereğince 8 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği bu kararın 10.03.2009 tarihinde kesinleştiği üç yıl süre ile denetime tabi tutulduğu sırada.
… 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.05.2013 tarih ….. esas,……sayılı kararı ile sanık …’un 06.06.2011 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan dolayı TCK’nin 86/2, 62, 52 maddeleri gereğince 2000 TL Adli para cezası ile cezalandırıldığı bu kararın da 28.05.2013 tarihinde kesinleşmesi ile … 1.Sulh Ceza Mahkemesinin … Asliye ceza Mahkemesine yazı göndererek hükmün açıklanması için ihbarda bulunduğu,
… Asliye Ceza Mahkemesine yapılan ihbar üzerine,mahkeme eski dosyayı ele alıp yapılan yeni yargılama sonucunda 22.01.2014 tarihli karar ve 2013/598 esas, 2014/58 sayılı kararı ile CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanmış, Sanık …’ın mağdur …’i yaralamaktan TCK’nin 86/1, 86/3-e, 29, 31/2, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri gereğince 5.040 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı. Bu karar süresinde Sanık … tarafından 13.03.2014 tarihinde temyiz edilip Yargıtay’a gönderilmiştir.
1-… Asliye Ceza Mahkemesinin Sanık … hakkında,yaralama suçundan dolayı verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı 22.01.2014 tarihinde CMK’nin 231/11.maddesi gereğince açıklamışsa da suç tarihi olan 04.10.2007 ile inceleme tarihi olan 10.05.2016 tarihleri arasında TCK’nin 66/1-e,66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık dava zaman aşımı süresinin geçmiş bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmektedir.
2-… 1.Sulh Ceza Mahkemesinin sanık …’ın işlediği ikinci yaralama suçundan dolayı verdiği hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan ihbar üzerine, … Asliye Ceza Mahkemesinin Sanık … hakkında verdiği birinci yaralama suçundan dolayı verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı, ele alıp kanun yolu aşaması gereğince askıdaki bu hükmü bir kez açıkladığı ve kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay’ca yapılan inceleme sırasında TCK’nin 66. maddesi gereğince zaman aşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken,bu lazimeye uyulmayıp düşme kararı verilmeyip, açıklanan bu hükmün hala askıda imiş gibi, mevcut kanun yolu aşaması yarıda bırakılarak, sanığın sonradan işlediği üçüncü mahkumiyeti ele alınıp, ikinci kez açıklanmasının istenmesi hukuka aykırıdır. Çünkü açıklanan bir hükmün tekrar açıklanması mümkün değildir. Böyle bir uygulamanın ceza yargılaması sistemine aykırı olduğu ve derdest dosyanın zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünde bulunduğumuzdan çoğunluğun bozma görüşüne katılmamaktayız.