Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32809 E. 2016/11759 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32809
KARAR NO : 2016/11759
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararların temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık hakkında müşteki …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Müştekinin yaralanması hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 24.03.2011 tarihli raporda, müştekinin yaralanmasının “yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için olay tarihinden 6 ay sonra şahsın Şube Müdürlüğümüze gelerek muayene olması gerektiği” ve ” duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için şahsın tedavisini yapan sağlık kuruluşuna gönderilerek, şahsın muayenesi esnasında sağ omuz hareketlerini yapamadığı dikkate alındığında şahsın tedavisinin tamamlanıp tamamlanamadığı, tamamlandı ise muayene esnasında saptanan sağ omuz hareketlerindeki kısıtlılığın sekel mahiyetinde olup olmadığı hususunda düzenlenecek raporun Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği” belirtildiği halde, bu hususlarda rapor aldırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği kabul edildiği halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin ve bu uygulama ile bağlantılı olarak TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanığın savunmasında ikametinin önünde bulunan kulübede oturduğu sırada daha önceden tartıştığı …’nın yanında kardeşi …, amcası müşteki … ve amcasının oğlu … ile birlikte dışarı çıktığını ve … kendisine “çık dışarıya dövüşeceğiz” dediğini, bunun üzerine kalabalık içerisine daldığını ve kavga olayının meydana geldiğini belirtmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.