YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32907
KARAR NO : 2016/14076
KARAR TARİHİ : 14.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete ve beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında müşteki … kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanığın bu karara yönelik itirazlarının 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince reddine ve redde ilişkin 05.08.2015 tarihli ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sonuç cezanın 6.545 TL yerine hesap hatası neticesinde 6.145 TL olarak eksik belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından; haksız tahrik hükümlerinin uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin hükümde gösterilmemesi ise mahallinde gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
davet edilerek tutanak içeriğinin doğrulanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
3) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
11.10.2014 tarihli Cd inceleme tutanağına göre sanığın arbedeye karıştığı, katılan …’ın kendisine vurması üzerine sanığın da katılana vurduğunun belirtilmesine ve sanığın da 16.04.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında katılanın kendisine vurması üzerine kendisinin de katılana vurduğunu ikrar etmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun olayın özellikleri ve delil durumuna göre değerlendirilmesi gerekirken yeterli delil olmadığı şeklindeki isabetsiz gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.