YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33295
KARAR NO : 2016/10533
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine, ancak;
1) Dairemizin 03.04.2013 tarih, 2012/10616 Esas – 2013/13857 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten sonraki halinin sanık lehine olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkilediği, asgari hadden uzaklaşmayı gerektirecek bir nedenin bulunmadığı ve mahkeme uygulamasının da asgari hapis cezası üzerinden belirlendiği anlaşılmakla, 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK’nin 87/3. maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle kurulacak hükmün sanık lehine olduğunun gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasından (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.