Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/33464 E. 2016/14094 K. 14.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33464
KARAR NO : 2016/14094
KARAR TARİHİ : 14.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … müdafiinin aleyhe temyiz talepli 04.02.2014 tarihli temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Sanık … müdafiinin 25.12.2013 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 25.12.2013 tarihinde sanık müdafii sıfatıyla sunmuş olduğu süre tutum dilekçesinde aleyhe temyiz talebinde bulunmadığı halde 04.02.2014 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinde aleyhe temyiz talebinde bulunduğu, buna göre 04.02.2014 tarihli temyiz dilekçesinin yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin aleyhe temyiz talebi içerikli temyiz talebinin 1412 sayılı Yasanın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
3) Sanık …, …, …, … ve … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’in suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal ettiği anlaşılmakla, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığına dair raporunun alınmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a) Sanıklardan …’in katılan sıfatıyla ifadesi alındığı ancak sanık sıfatıyla savunması yapılmadığı gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Olay günü sanık … ile katılan … arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde katılanı adli doktor raporunda belirtildiği üzere taş ve sopalarla yaraladıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların tamamlanmış kasten yaralama suçundan mahkumiyetleri yerine isabetsiz gerekçe ile teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereğince yalnız hapis cezalarının ertelenmesine karar verilebileceği ve adli para cezalarının bu kapsamda olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında netice olarak hükmedilen adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
d) Sanık …’in suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal ettiği gözetilmeksizin 5237 sayılı TCK’nin 31/3. maddesi yerine 31/2. maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zoluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.