YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33561
KARAR NO : 2016/12242
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Müşteki … hakkında, … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 23.08.2013 tarihli raporda, müştekinin yüz sınırları içerisindeki yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının olay tarihinden 6 (altı) ay sonra yeniden muayene edilerek değerlendirilmesi gerektiğinin bildirilmesi karşısında, müştekinin yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığının tespiti için, müştekinin mevcut raporları ile birlikte … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına muayeneye gönderilerek, aldırılacak raporun sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mahkemece ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı kabul edilmiş ise de, sanığın aşamalarda ısrarla müştekinin kendisine hakaret etmesi üzerine kendisinin de müştekiye hakaret ettiğini, bilahare müştekinin kendisine saldırıp vurmaya başlaması üzerine eylemini gerçekleştirdiğini savunması, olay esnasında sanığın da müşteki tarafından yaralandığının anlaşılması ve dosya kapsamında da sanığın savunmasının aksini ispat edecek delil bulunmaması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı Kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, sanık hakkında kasten yaralama suçu açısından 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin, hakaret suçu açısından ise 5237 sayılı TCK’nin 129. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.