YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33568
KARAR NO : 2016/12235
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı gözetilerek, sanığın duruşma isteminin 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mahkemece, mağdurun sanığa karşı bir davranışı tespit edilemediği gerekçesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ise de, sanığın kovuşturma aşamasında doğruladığı kolluk aşamasındaki ifadesinde, tanık …’ın kendisinin de bulunduğu tekel bayiine gelerek içerde bulunanlara hakaret etmesi üzerine …’ı sakinleştirmek için dışarı çıkardığı esnada mağdur …’in yanına gelerek yüzüne yumruk attığını, bilahare polislerin olay yerine gelip kalabalığı dağıtmasından sonra aracı ile evine gitmek için olay yerinden ayrıldığını, seyir halinde iken tanık …’a ait araç tarafından yolunun kesildiğini, araçtan inen mağdur … ile …, … ve … isimli kişiler tarafından tekme tokat darp edildiğini savunduğu, olayların başlangıcını ve devamını aydınlatacak tarafsız tanık beyanı bulunmadığı ve dosya kapsamındaki delillerden ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığı anlaşılamamakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı Kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, sanığın ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiği yönündeki savunmasının aksinin ispatlanamaması durumunda şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak, hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.