Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/34597 E. 2016/16440 K. 27.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34597
KARAR NO : 2016/16440
KARAR TARİHİ : 27.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Uyap’tan alınan kayda göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra temyiz inceleme tarihinden önce 21/05/2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun 27/12/2009 tarihli raporunda, “sol gluteal bölgede üst iç kısımda 3 cm genişliğinde, 6-7 cm derinliğinde delici kesici alet yaralanması, nazalda travma ve kesi olduğu”, 21/05/2012 tarihli plastik cerrahi uzmanınca verilen bilirkişi raporunda; “yüzünde sabit ize neden olan 1 cm uzunluğunda vertikal yönde olan skar dokusu bulunduğu” belirtilmekle, mağdurun yüzünde sabit iz olacak nitelikte yaralanmasının yanısıra kalçasından kesici aletle yaralandığının da anlaşılması karşısında, sanıkların cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Mağdurun yüzünde sabiz iz oluşacak nitelikte yaralanması nedeniyle , TCK’nin 87/1-c, son maddesi gereğince hapis cezasının 5 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle sanıklara eksik ceza tayini,
b) Oluşa ve kabule göre, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak anlaşılamadığı durumlarda, Ceza Genel Kurulu’nun 22/10/2002 tarih ve 2002/4-238 esas – 2002/367 karar sayılı kararı gereği sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekliliğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.