YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/35120
KARAR NO : 2016/14085
KARAR TARİHİ : 14.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında yaralama ve tehdit; sanık … hakkında müşteki …’yi yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanık müdafiinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
2) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanık beyanı, tanık … beyanı, katılan sanık … anlatımı ve dosya da mevcut tüm delillere göre; olay günü sanık … ile katılan sanık …’ın trafik ışıklarında geçiş üstünlüğü nedeniyle tartışıp kavga ettikleri, kavganın olay yerinde bulunanlarca ayrılmasından sonra sanık …’in minibüsü
ile ayrıldığı ancak katılan sanık …’ın aracıyla sanığı takip ederek durağa geldiği ve taraflar arasında ikinci kez kavga olduğu, bu kavga sırasında katılan …’ın levye ile sanığın başına vurduğunun katılan ikrarı, sanık savunması ve tanık anlatımı ile sabit olduğu, bunun üzerine sanığın bıçak ile katılanı yüzünde sabit eser bırakacak şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, katılanın ilk kavga olayından sonra aracıyla sanığı takip etmesi ve levye ile sanığa saldırması eyleminin değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.