Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/4233 E. 2015/26725 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4233
KARAR NO : 2015/26725
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/208597
MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/05/2014
NUMARASI : 2013/685 (E) ve 2014/277 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 30.09.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık Ö. Z.hakkında mağdure A.. Z..’i neticesi sebebiyle nitelikli yaralama suçundan açılan dava sonucunda verilen beraat kararı 3. Ceza Dairesinin çoğunluk görüşü ile sanığın eyleminin olası kastla yaralama şeklinde gerçekleştiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama şeklinde gerçekleştiği düşüncesi ile Daire çoğunluk görüşüne aşağıda belirtilen nedenle katılmıyoruz.
Yargılamaya konu somut olayda mağdure sanıklar Üstün ve Özer’in babası H.. Z.. ile ikinci evliliğini yapmıştır. H.. Z..’in çocukları bu evliliği istememektedirler. Mağdurenin H.. Z..’den 4 yaşında Meryem isminde kızının olduğu, suç tarihinde Meryem’in Hüseyin’in üzerine bardaktaki suyu dökmesi üzerine H.. Z..’in oğlu sanık Ü.Z.’e telefon ederek mağdureyi şikayet ettiği, Üstün’ün de durumu sanık Ö.. Z..’e bildirdiği, bunun üzerine sanık Üstün’ün eve gelerek mağdure Adile’yi dövmek için saldırdığı, Adile’nin çocuğu ile salona kaçarak kapısını kilitlediği, bu esnada sanık Ö.. Z..’in hiddetli şekilde otomobili ile eve gelerek evin önünden eline 1- 1,5 m. uzunluğunda bir sopa alarak yukarı çıktığını görmesi üzerine mağdurenin görümcesi tanık Zeynep’i telefonla arayarak “çabuk gel, bir şey olacak çocuk öksüz kalacak” diyerek yardım istediği, tanık Zeynep’in ise “biz öksüz kaldıkta ne oldu, senin çocuğunda büyür.” şeklinde cevap verdiği, sanık Özer’in eve çıkması ile birlikte sopayla salon kapı camını kırarak içeri girerek mağdureye odunla vurmaya başladığı, mağdurenin kucağındaki bebeği yere bıraktığı, H.. Z..’in sanığa vurmamasını söylemesine rağmen mağdureye vurarak balkona çıkmasını sağladığı, burada da vurmaya devam ettiği, mağdurenin sanıktan korkarak kurtulabilmek için en son balkon korkuluğuna çıktığı, sanık Ö.. Z..’in bu kez de koluna sopa ile vurarak mağdurenin ikinci kat balkondan aşağıya düşmesine neden olarak 29.08.2008 ve 08.06.2007 tarihli raporlarda belirtildiği gibi tüm vücut fonksiyonlarının % 92 oranında kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olmuştur.
Mağdure 18.11.2006 tarinde hastanede polis ile 06.10.2009 tarihli duruşma ifadelerinde sanık Özer’in sopa ile vurmaları sonucu düştüğünü, tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, şimdilik sanıkların kendisine baktıklarını, ancak yarının ne olacağını bilemediğini belirtmiştir.
Sanık Ö.. Z.. evin önünden eline sopayı alarak eve çıktığı, salonun camını kırarak kapıyı açıp içeri girdiği, mağdureye sopayla birden çok kez vurarak salon balkonuna çıkardığı, mağdurenin en son balkon korkuluğuna çıkararak korunmaya çalıştığı esnada sopa ile koluna vurarak ikinci kattan aşağıya düşmesine neden olduğu görülmektedir.
Sanık Ö.. Z.. mağdurenin balkon korkuluğuna çıkmasını sağlayıncaya kadar sopa ile vurması, korkuluğa çıktığı esnada ise sopa ile vurduğunda mağdurenin düşerek ağır şekilde yaralanacağını bilmekte ve istemektedir. Sanığın odunu alarak hiddetle eve çıkmasından dolayı mağdure ağır şekilde yaralayacağını anlamış ve bu nedenle sanığın kız kardeşi Zeynep’ten yardım istemiş, adeta “ölürsen öl” şeklinde cevap almıştır.
Sanık mağdureye vururken ne şekilde yaralanırsa yaralansın düşüncesi ile hareket etmiştir. Bu nedenle sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamadan kasten sorumlu olması gerekmektedir.
Bu nedenle sanık Ö.. Z..’in doğrudan kastla mağdureyi yaraladığı düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne değişik gerekçe ile katılmıyoruz.