YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10082
KARAR NO : 2017/11112
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur sanıklar …, …, … ve …’ın müşteki sıfatıyla yapmış oldukları temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mağdur sanıkların, duruşmalarda şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, şikayetten vazgeçme nedeniyle katılan sıfatlarının bulunmaması nedeniyle bu sıfatla yaptıkları temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar …, …, … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, bu karara yönelik temyiz talebinin itiraz olarak kabulü ile CMK’nin 231/12. maddesince gereğince Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce incelenip 06/02/2014 gün ve 2014/73 Değişik İş sayılı kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
3) Sanık … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın isminin “Veysal” olduğu halde hükümde “Veysel” olarak yazılması suretiyle karışıklığa neden olunması,
b) Olay tarihinde sanığın da dahil olduğu iki aile grubu arasındaki inşaat anlaşmazlığı nedeniyle çıkan kavgada, tarafların birbirlerini karşılıklı yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarihli E.2002/4-238- K.2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Yasanın 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.