YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12894
KARAR NO : 2016/15693
KARAR TARİHİ : 07.09.2016
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan… Sulh Ceza Mahkemesinin 09/10/2012 tarihli ve 2012/415 esas, 2012/864 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi sebebiyle hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanunun 86/2. 86/3-e. 29. 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2016 tarihli ve 2015/1037 esas, 2016/5 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 27.05.2016 tarih ve 2016/3591 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.06.2016 tarih ve 2016/233412 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1)5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde yer alan, “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki ve aynı maddenin 11. fıkrasında yer alan, “İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.” biçimindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324/4. maddesinde yer alan ” Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, yargılama gideri olarak hesaplanan 9.00 Türk lirasının terkin edilecek miktar altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2016 tarihli ve 2015/1037 esas, 2016/5 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; hükmün taksitlendirmeye ilişkin parağrafından “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibarelerinin çıkartılmasına, hükmün yargılama giderine ilişkin parağrafı çıkartılarak yerine, “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,” ibarelerinin eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.