YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12903
KARAR NO : 2016/17398
KARAR TARİHİ : 12.10.2016
6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet ve kasten yaralama suçlarından sanık …’ın, anılan Kanun’un 13/l, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1 (iki kez), 86/3-e (iki kez), 87/3 (iki kez), 29/1. (iki kez), 62/1 (üç kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay 12 gün hapis (iki kez), 10 ay hapis ile 500,00 Türk lirası adli para cezalan ile cezalandırılmasına dair …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2013 tarihli ve 2010/553 esas, 2013/743 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 31.05.2016 tarih ve 2016/4774 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.06.2016 tarih ve 2016/233432 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) …3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13/1 maddesine aykırı davranmaktan 500 Türk lirası adli para cezası verilmiş ise de; suç tarihi olan 08/08/2005 tarihinde söz konusu cezanın alt sınırının 450 Türk lirası adli para cezası olup bu cezadan da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç adli para cezası olarak 375 Türk lirası adli para cezası verilmesi gerekirken sanığın aleyhine olacak şekilde 500,00 Türk lirası adli para cezası verilmesinde,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesinden verilen 1 yıl hapis cezasından, anılan Kanun’un 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 6 ay hapis cezasına, aynı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca 1/3 artırım yapıldığından 1 yıl 12 ay hapis cezasına, anılan Kanun’un 29/1. maddesi gereğince 1/2 indirim yapıldığında 1 yıl hapis cezasına ve aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa gerekçeli kararın bulunduğu Silivri Cezaevinden Ümraniye Cezaevine nakil olduğundan bahisle TCK’nin 21. maddesine göre tebliğ edildiği bu şekilde yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2013 tarihli ve 2010/553 esas, 2013/743 sayılı kararı sanık …’a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. 5271 sayılı CMK’nin 309/1.maddesine göre, sadece kesinleşmiş karar ve hükümler için kanun yararına bozma talep edilebileceğinden;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahallinde gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-