Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/12905 E. 2016/15700 K. 07.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12905
KARAR NO : 2016/15700
KARAR TARİHİ : 07.09.2016

Silahla yaralama suçundan sanık…’nin, 765 sayılı Türk Ceza, Kanunu’nun 456/4, 457/1 ve 59/2 maddeleri gereğince 488,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 03/03/2008 tarihli ve 2004/295 esas, 2008/135 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresinde kasten suç işlediğinden bahisle, hükmün açıklanarak lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4,457/1 ve 59/2 maddeleri gereğince 488,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2014/881 esas, 2015/332 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 26.05.2016 tarih ve 2015/9661 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.06.2016 tarih ve 2016/235268 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı ve denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, aynı maddenin 11. fıkrasında, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, yeni suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alınarak, sanığa yüklenen kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 7, 5252 sayılı Kanun’un 9. maddelerine göre lehe olan 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının, suçun işlendiği 28/05/2004 tarihinde işlemeye başlayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22/04/2008 tarihi itibariyle durduğu, ikinci suçun işlendiği 06/06/2011 günü yeniden işlemeye başlayarak suç ve hükmün açıklandığı 23/03/2015 tarihleri arasında dolduğunun gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;. … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2014/881 esas, 2015/332 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.