YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13432
KARAR NO : 2016/16944
KARAR TARİHİ : 05.10.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000 00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2016 tarihli ve 2015/462 esas, 2016/292 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.06.2016 tarih ve 2016/6042 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.07.2016 tarih ve 2016/280023 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Yargılama konusu suç uzlaşmaya tabi olduğu halde usulüne uygun uzlaşma işlemleri yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesinde,
2) Yargılama esnasında 25/11/2015 tarihli 1. oturumda, bir sonraki oturumun 11/03/2016 tarihinde saat 14:21’e bırakıldığı halde, dosya kapsamında mevcut Uyap ekran görüntülerine göre bu tarihte duruşma saati beklenmeden saat 13:09’de duruşma yapıldığı ve daha önce savunmasını yapmış olan sanık … müdafiinin duruşmaya katılımı beklenmediği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 197/1. maddesinde yer alan “Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2016 tarihli ve 2015/462 esas, 2016/292 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.