YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15232
KARAR NO : 2017/14880
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … oğlu … ve … hakkında zincirleme silahla tehdit ve alenen hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … oğlu … ve …’in 5237 sayılı TCK’nin 106/2-a maddesi uyarınca tayin edilen cezalarının TCK’nin 43/2-1. maddesi uyarınca (3/4) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak 3 yıl 13 ay hapis cezası yerine 2 yıl 25 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus sanıklar hakkında infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık Hasan Hüseyin oğlu … hakkında müşteki … ve …’ya yönelik hakaret, müşteki Haydar’a yönelik kasten yaralamaya azmettirme ve kasten basit yaralama, sanık … hakkında silahla tehdit, sanıklar Ömer ve Adem oğlu … hakkında müşteki Haydar’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği, bir hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebildiği, kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerektiği, olay günü sanık Hasan Hüseyin oğlu Adem’in müşteki Haydar’a hitaben “sen avukat mısın lan” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret niteliğinde olmadığı gözetilmeden, atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b) Olay günü sanık … oğlu Adem’in kendisine ait ….. gazinosunun yanında bulunan ve dinlenme salonu olarak kullanılan bölümde bulunduğu esnada, …, .. ve …’ın, daha önce sanık ….oğlu Adem’den kiraladıkları gazino ile ilgili alacak verecek meselesini konuşmak için geldikleri ve bu sırada aralarında tartışma çıktığı anlaşılmakla; olay yerinin herkesin girip çıkabileceği aleni yerlerden olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık ….oğlu Adem hakkında müşteki Kamil’e yönelik hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Olay günü taraflar arasında çıkan tartışma sırasında sanık ….oğlu Adem’in eliyle vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde ve ayrıca çocuklarını azmettirmesi üzerine çocukları olan sanıklar Adem oğlu Adem ve Ömer tarafından av tüfeği ile ateş edilerek yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde müşteki Haydar’ın yaralanmasına neden olduğu olayda; sanığın, aynı suç işleme kastıyla, aynı anda ve çok kısa zaman aralığı içerisindeki eylemlerinin tek suç oluşturacağı gözetilmeksizin, sanık … hakkında silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği halde, ayrıca kasten basit yaralama suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
d) Müştekiler Ahmet ve …’nun sanık …. oğlu Adem’e ait Ayışığı gazinosunu bir yıllığına kiraladıkları, olay günü sanık …. oğlu Adem’in bulunduğu gazinonun yanındaki dinlenme salonu olarak kullanılan bölüme gittikleri, işi bırakacaklarını, hesaplaşmak istediklerini bildirdikleri, aralarında tartışma çıktığı, sanık Hasan Hüseyin oğlu …’in savunmasında, müşteki Haydar’ın tabanca çektiğini, Ahmet Turşucu’nun da bıçak çektiğini belirttiği anlaşılmakla, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı değerlendirilip, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nin 29. ve 129. maddelerinde düzenlenen tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
e) Alt soyu olan sanıklar …oğlu Adem ve Ömer’i müşteki Haydar’ı yaralamaya azmettiren sanık Hasan Hüseyin oğlu Adem hakkında TCK’nin 38/2. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
f) Sanık….oğlu Adem, Ömer ve …oğlu Adem hakkında müşteki Haydar’a yönelik TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen cezalarının müştekinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında hesap hatası yapılarak 8 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
g) Mükerrir olduğu kabul edilen sanık Hasan Hüseyin oğlu Adem hakkında tekerrüre esas alınan ilamın karar yerinde gösterilmemesi,
h) Müşteki …’ın Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan beyanında şikayetçi olup, davaya katılmak istediğini belirttiği halde, müştekinin katılma talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 238/3. maddesine aykırı davranılması,
ı) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.