Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/15797 E. 2016/18976 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15797
KARAR NO : 2016/18976
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1,86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2011 tarihli ve 2011/55 esas, 2011/696 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/2, 86/3-e, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 25 gün hapis ve 2.240,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli ve 2015/160 esas, 2015/259 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 03.08.2016 tarih ve 2015/13239 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.09.2016 tarih ve 2016/331493 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. ” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince 04/10/2011 tarihli ilk kararında, sanık hakkında müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis, müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki 04/10/2011 tarihli hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nın 231/11. maddesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde uygulama yapılarak, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içerecek şekilde hüküm kurulmasında,
2) Sanık kayden 02/07/1992 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş Esas No: 2016/15797
grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uygulanmayarak yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesinde,
3) 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” ve atıfta bulunulan anılan Kanun’un 106/11. maddesinde yer alan “İnfaz edilen hapsin süresi veya kamuya yararlı işte çalışmanın, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, gerikalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir.” şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, hükmolunan kararda taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesinde,
4) Sanık hakkında, Samet’e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi gereğince 1/4 indirim yapıldığında 1 yıl 1 ay 15 gün hapis, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapıldığında da 11 ay 7 gün hapis cezasına hükmetmek gerekirken, 1 yıl 1 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli ve 2015/160 esas, 2015/259 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığın şikayetçi …’e eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasında TCK’nin 31/3. maddesi gereğince 1/3 indirim yapılarak 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasında TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasının TCK’nin 50/3. maddesi gözetilerek 50/1-d maddesi gereğince 3 ay 10 gün süreyle ikamet ettiği mücavir alan sınırları içerisindeki internet kafelere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine, hükümden TCK’nin 51. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin parağrafların çıkartılmasına, sanığın şikayetçi Rafet’e eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık eylemini bıçakla işlediğinden cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca ½ oranında artırım yapılarak 180 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasında TCK’nin 31/3. maddesi gereğince 1/3 indirim yapılarak 120 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak 100 gün adli para cezasıyla Esas No: 2016/15797
cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilmek suretiyle sonuç olarak 2000 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hükümden “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibarelerinin çıkartılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 09.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.