YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16454
KARAR NO : 2016/19465
KARAR TARİHİ : 23.11.2016
Müessir fiil suçundan sanık …’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4 ve 457/1. maddeleri gereğince 457,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2009 tarihli ve 2006/13 esas, 2009/200 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasına ve 765 sayılı Kanun’un 456/4 ve 457/1. maddeleri gereğince 457,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 17/02/2016 tarihli ve 2015/123 esas, 2016/56 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 10.09.2016 tarih ve 2016/6939 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.10.2016 tarih ve 2016/366776 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 27/09/2003 olduğu ve yargılama konusu müessir fiil suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl asli ve 7 yıl 6 aylık eklemeli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 15/12/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11/01/2010 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 15/07/2014 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanması gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 17/02/2016 itibari ile dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2016 tarihli ve 2015/123 esas, 2016/56 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.