Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/17470 E. 2017/15658 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17470
KARAR NO : 2017/15658
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete, beraate dair

Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında tayin edilen cezaların tür ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşma isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’ü öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
a) Katılanın kovuşturma aşamasında 17.09.2009 tarihli oturumda verdiği verdiği beyana göre taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmadığı, suç tarihinde hayvan sulama meselesinden çıkaran tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda sanığın katılanı başına taşla vurarak yaşamsal tehlike geçirecek ve vücudunda ağır derecede kemik kırığına yol açacak şekilde yaraladığı ve engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği anlaşılmakla, kasten yaralama suçundan temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayini suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanık hakkında bozma öncesi verilen hükme esas alınan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.03.2011 tarihli raporunda katılanın yaralanmasının “Duyularından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi (Uzuv tatili) niteliğinde olduğu” bildirilmişse de sanık müdafiinin hüküm tarihinden sonra verdiği dilekçe ekinde sunmuş olduğu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda bulguların fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğunun bildirildiği görülmekle bu hususta yeniden rapor aldırılmasında zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.