Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/1751 E. 2016/16469 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1751
KARAR NO : 2016/16469
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanığın müştekiyi kemik kırığı meydana getirecek şekilde yaralama eylemi ile ilgili olarak, iddianamedeki sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine yer verilmemiş ise de; iddianamenin anlatım kısmında, sanığın müştekiyi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığının açıkça belirtilmiş olduğu ve sanığın savunması alınmadan önce iddianamenin okunduğu; yine müştekinin hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/9) oranında artırım uygulandığı, uygulanan artırım oranının, kemik kırığının niteliği ve hayat fonksiyonlarına etkisine göre orantılı olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 52/4. maddesinin uygulandığı paragrafından “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ibaresinin çıkartılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.