YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1770
KARAR NO : 2016/16411
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyete, beraate, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, …, … ile … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yapılan itirazın 21.03.2014 tarihli merci kararı ile reddedilerek usulüne uygun olarak sanık müdafiine tebliğ edilmesine karşın temyize konu edilmediği, yine sanıklar … ve … hakkında hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 06.02.2014 tarihli ek karar ile reddine karar verilerek usulüne uygun olarak sanık müdafiine tebliğ edilmesine karşın ek karara yönelik bir temyizin bulunmadığı anlaşılmakla bu hükümler temyiz incelemesi kapsamı dışında bırakılmıştır.
1) Sanıklar …, …, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik indirimi yapılırken uygulama maddesinin yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin anlaşılamaması nedeniyle, sanıklar hakkında TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi yapılırken, asgari seviyeden indirim yapılması yerine (1/2) oranda indirim yapılarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 52/4. maddesinin uygulandığı paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin çıkartılarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.