Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/17772 E. 2017/14798 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17772
KARAR NO : 2017/14798
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİLER : …, …, …
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müştekilerin kovuşturma aşamasında talimat mahkemesince alınan beyanlarında sanıklar hakkında şikayetçi olduklarını belirttikleri, yine müştekiler vekilinin de 21.09.2012 tarihli dilekçesi ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde bu hususta bir karar verilmediği ancak; süresinde müştekiler vekili sıfatı ile temyiz dilekçesi verip, hükümleri temyiz ederek katılma iradesini gösteren müştekiler vekilinin, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükümleri temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşü bu yönüyle iştirak edilemeyip, katılan olarak kabullerine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerine görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.08.2013 tarihli rapora göre; sanığın eylemi nedeniyle katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve dava konusu olaya bağlı sağ alt ekstremitedeki kayıp nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b-son maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sadece TCK’nin 87/1-d-son maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.