YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2182
KARAR NO : 2016/17160
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Katılan sanığın mahkumiyetlerine, sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlere yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Katılan … vekilinin 04/07/2014 ve25/09/2014 tarihli dilekçeleri ile sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik olarak sanıklar aleyhine katılan lehine olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek itiraz ettiği , mahkemece katılan vekilinin itirazı gözetilmeksizin 30/10/2014 hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararları itiraz edilmediğini belirterek usulüne uygun olmadan kesinleştirdiğinin anlaşıldığı,
Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde dahi, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08/05/2013 tarihli ve 2013/7185 Esas, 2013/18774 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 Esas, 2013/22065 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği, itiraz merciinin, sanıkların mahkumiyetine hükmedildiği hallerde vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında,
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasını geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE;
2) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın adli sicil kaydında yer alan…Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/561 Esas, 2006/251 Karar sayılı ilamının taksirle işlenen suça ilişkin olaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 58/4. Maddesine göre, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında tekerrrür hükümlerinin uygulanması ile TCK’nin 86/2. maddesine göre sanığın temel cezası belirlenirken sanığın mükerrir olduğu gerekçesiyle maddedeki seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 61/4 ve devamı maddeleri uyarınca, suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâllerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılması gerektiği halde, sanık hakkında ceza belirlenirken TCK’nin 35/2. maddesi uyarınca önce indirim, TCK’nin 86/3-e. maddesi uyarınca sonra arttırım yapılması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.