YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3004
KARAR NO : 2016/19864
KARAR TARİHİ : 01.12.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında hükmedilen ceza miktarına göre, duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddi ile yapılan incelemede;
1) Katılan sanık … müdafiinin yasal süresi içerisinde sunduğu süre tutum dilekçesinde hükümleri sadece sanık sıfatıyla temyiz etmesi karşısında, gerekçeli dilekçesinde katılan sıfatıyla yasal süresinden sonra yaptığı temyiz talebinin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
2) Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
3) Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı verilen hükmün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesine göre “kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının” gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından “TCK’nin 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmının” çıkartılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında olası kastla yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a) Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre; …İl Emniyet Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan sanık …’nin olay gecesi 00:40 sıralarında polis memuru arkadaşlarıyla devriye gezdikleri sırada hırsızlık yapıldığına ilişkin gelen anons üzerine olay mahalline gittiği, polis memuru …ile sanık …’nin, park halindeki siyah renkli bir araçtan katılan …’in indiğini ve bordo renkli başka bir arabaya bindiğini gördükleri,…’in bindiği aracın şoför koltuğunda arkadaşı …’in bulunduğu,… ve …’in hırsızlık yaptığını düşünen polis memurlarının failleri yakalamak amacıyla bulundukları araca doğru gidip sesli olarak dur ikazında bulundukları, ikaza uyulmaması üzerine aracın camına ve kaportasına vurarak durmalarının istendiği, tüm uyarılara rağmen …’in kullandığı ve içerisinde katılanın bulunduğu aracın geri geri hareket ederek sanık …’ye çarptığı, basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanan …’nin failleri yakalamak ve aracın uzaklaşmasını engellemek amacıyla yerden kalkarak aracı kovaladığı, bu sırada önce havaya sonra hareket halinde seyreden araca doğru tabancası ile ateş ettiği, araca doğru yapılan atış sonucu aracın ön yolcu koltuğunda oturan katılanın sol koltuk altından yaralandığı olayda;
Hırsızlık yaptıkları anlaşılan ve haklarında hırsızlık suçundan da yargılanan katılan ve arkadaşı …’in olay sırasında görevli polis memurlarının dur ihtarına uymayarak kaçtıkları, silah kullanma konusunda eğitim almış bulunan sanığın kaçan failleri yakalamak amacıyla içinde oldukları aracı durdurmak için tekerlerine ateş etme imkanı bulunmasına rağmen, kendisinin de yaralanması nedeniyle heyecanlanarak meşru savunma sınırını kasıt olmaksızın aşarak aracın içine doğru ateş ettiği ve katılanı yaraladığı anlaşıldığından, TCK’nin 27/1. maddesi delaletiyle 89/1-3, 62. maddelerine göre cezalandırılması yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, olası kasıtla yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
b) Katılanı hayati tehlike geçirecek, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak ve vücudunda ağır derecede kırık oluşak şekilde yaralayan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde alt sınırdan ceza verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılan sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 01.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.