Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/4075 E. 2016/6092 K. 08.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4075
KARAR NO : 2016/6092
KARAR TARİHİ : 08.03.2016

Kasten yaralama suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/08/2015 tarihli ve 2015/103657 sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hakimliğinin 02/10/2015 tarihli ve 2015/4451 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 25.01.2016 tarih ve 2015/2096 – 7300 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.02.2016 tarih ve 2016/37944 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda ağaç meselesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında müştekilerin şüphelinin de içinde bulunduğu grup tarafından darp edildiklerini beyan etmeleri, şüphelinin alınan savunmasında müşteki Yaşar ile aralarında arbede yaşandığını ve birbirlerini iteklediklerini beyan etmesi karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Sulh Ceza Hakimliğinin 02/10/2015 tarihli ve 2015/4451 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.