Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/4092 E. 2016/6900 K. 16.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4092
KARAR NO : 2016/6900
KARAR TARİHİ : 16.03.2016

Kasten yaralama suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2011 tarihli ve 2011/55 esas, 2011/696 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/2, 86/3-e, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 25 gün hapis ve 2.240,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 11/06/2015 tarihli ve 2015/160 esas, 2015/259 sayılı kararına karşı… Bakanlığı’nın 04.01.2016 tarih ve 2015/38 – 63 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.01.2016 tarih ve 2016/8421 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesindeki “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. ” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince 04/10/2011 tarihli ilk kararında, sanık hakkında müşteki …’ye yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis, müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki 04/10/2011 tarihli hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nin 231/11. maddesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde yazılı şekilde uygulama yapılarak açıklanan hükmün, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık kayden 02/07/1992 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uygulanmayarak yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
2) 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” ve atıfta bulunulan anılan Kanun’un 106/11. maddesinde yer alan ” İnfaz edilen hapsin süresi veya kamuya yararlı işte çalışmanın, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.” şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, hükmolunan kararda taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
3) Kabule göre de; …’e karşı eylemde TCK’nin 29. maddesi gereğince ¼ indirim yapıldığında 1 yıl 1 ay 15 gün hapis, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapıldığında 11 ay 7 gün hapis cezasına hükmetmek gerekirken, 1 yıl 1ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini, hususlarının da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın … Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 16.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.