YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4135
KARAR NO : 2016/8222
KARAR TARİHİ : 31.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Dairemizin 17.12.2015 tarih ve 2015/21388 Esas-2015/36339 Karar sayılı onama ilamına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2016 tarih ve 2016/67067 sayılı itirazname ile, “Yerel mahkemenin sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurduğu her iki eylem yönünden sanığın adli sicilden silinerek arşiv kayıtlarına aktarılan iki ayrın mahkumiyet hükmüne işaretle sanığın suça meyilli kişiliğinden bahisle hem hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, hem de hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verdiği ve Yerel mahkemenin adli sicilden silinerek arşiv kaydına aktarılmış bu mahkumiyet hükümlerini herhangi bir şekilde dikkate almadan hem CMK’nin 231/6 maddesinde yazılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden, hem de TCK’nin 51/1 maddesinde yazılı hapis cezasının ertelenmesi koşulları yönünden bir değerlendirme yapması gerekirken bu kayıtları esas alarak sanık hakkında görüş oluşturduğu ve özellikle erteleme hükümleri yönünden sanığın eylemeleri hakkında pişmanlık duyup duymadığına dair bir değerlendirme yapması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapmadığı, bu şekilde oluşturulan gerekçenin ise yasal koşulları sağlamadığı ve her iki kurumun uygulanmaması yönünden yeterli olmadığı” şeklindeki gerekçe ile “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşan Kasten Yaralama” suçundan sanık …’ın TCK’nin 86/1, 87/3, 62 ve TCK’nin 106/1-1. cümle, 29/1,62,50/1-a ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/09/2014 gün ve 2014/20 E., 2014/291 K. sayılı hükmünün onanması yönündeki Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17/12/2015 gün ve 2015/21388 Esas, 2015/36339 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI, hükmün ONANMASI,
İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na TEVDİİ, talebiyle 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin onama kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2016 tarih ve 2016/67067 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 17.12.2015 tarih ve 2015/21388 Esas-2015/36339 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazın incelenmek üzere dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 31.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1)Sanık …’ın mağdur …’a yönelik yaralama ve tehdit suçları yönünden CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı sorunu
Sanık … Adli Sicil kaydında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına engel herhangi bir mahkumiyeti bulunmamaktadır. Sanık, soruşturma ve kovuşturma aşamasında suçlarını kabul edip tahrik şartları altında söz konusu suçları işlediğini bildirmiştir. Her iki suçun mağduru olan … kovuşturma aşamasında maddi zararlarının bulunmadığını, davaya katılmak istemediğini, sanıktan her hangi bir şikayetinin bulunmadığını beyan etmiştir. Sanığın dosyada yansıyan olumsuz bir kişiliği bulunmadığından CMK’nin 231/6-a – c fıkralarına engel objektif bir neden bulunmamaktadır.
CMK’nin 231/6-b fıkrasında belirtilen subjektif şarta gelince;
Yerel mahkeme “sanığın sabıkalı geçmişi daha önceden kasıtlı suçlardan verilmiş mahkumiyetinin bulunması ve suç işleme eğilimi gözetildinde yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle sanık hakkında CMK’nin 231. maddesinin lehine uygulanmasına yer olmadığına” karar vermiş soyut bir gerekçe gösterilmiştir. Ancak, sanığın tüm olumlu davranışlarına rağmen hangi olumsuz özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği konusundaki kanaatin dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli bir gerekçe açıklanmamıştır.
Sabıkasız olan, zararı karşılayan ve mağduru şikayetinden vazgeçiren, tahrik altında suç işlemişsede olumsuz bir kişiliği bulunmayan bu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinden Cumhuriyet Başsavcısının itirazını kabulune karar verilmesi görüşünde bulunduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
2)Sanık …’ın mağdur …’a yönelik tehdit suçu açısından CMK’nin 231. maddesinin uygulanmaması halinde sanığa verilen 2240 TL adli para cezasının ertelenip ertelenmeyeceği sorunu:
Yerel mahkeme bu tehdit suçu yönünden verilen hapis cezasının paraya çevrilmiş olması gerekçesi ile TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermiş Dairemizde bu gerekçeyi yerinde görüp hükmü onamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet Başsavcılığının tehdit suçu yönünden verilen adli para cezasının ertelenmesine ilişkin itiraz istemine katılmayıp oybirliğiyle bu itirazın reddi görüşündeyim.
3)Sanık … hakkında CMK’nin 231. maddesinin uygulanmaması halinde mağdur …’a yönelik yaralama suçu yönünden TCK’nin 51. maddenin uygulanıp uygulanmayacağı sorunu,
TKCK’nin 51/1-a-b fıkraları aynen şöyledir;
a)Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaaatin oluşması gerekir.
Yerel mahkeme gerekçe kısmında “sanığın sabıkalı geçmişi daha önceden kasıtlı suçlardan verilmiş mahkumiyetinin bulunması ve suç işleme eğilimi gözetildiğinde yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK’nin 51. maddesinin lehine uygulanmasına yer olmadığına” karar vep erteleme talebini ret etmiştir.
Sanığın daha evvel kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemesine rağmen, mahkumiyetinin bulunduğu şeklindeki gerekçe sanığın sabıka kaydına uygun bir açıklama değildir.
Sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkemede olumlu kanaat oluşmamışsada bu kanaatin sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir şekilde yasal olmalıdır.gerekçenin bu niteliği keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek şeklinde tüm özellikleri taşımalıdır.
Hakimin takdir hakkı mutlak olayla uyumlu olmalıdır. Yargıcın soyut kanılarına değil sanığın kişiliğinde mevcut somut nedenlere dayanmalıdır.
Bu olayda sanık tahrik altında suç işlemiştir. Adli sicil kaydında ertelemeye engel mahkumiyeti bulunmamaktadır. Soruşturma ve kovuşturma da suçu kabul etmiş mağdur şikayetinden vazgeçmiştir. Sanığın tüm bu olumlu davranışları yargılama sürecinde
gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği kanaati oluştuğu halde, mahkeme pişmanlık yönünden bir değerlendirme yapmayıp gösterilen gerekçenin sanığın hangi olumsuz kişilikleriyle yeniden suç işlemeyeceği konusundaki kanaatin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşıldığından yaralama suçu yönünden Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme ilişkin itirazın kabulu görüşünde bulunduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.