YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4663
KARAR NO : 2016/17813
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Nüfus kaydına göre 01.07.1992 doğumlu olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurmadığı halde, 04.05.2009, 14.09.2009 ve 21.04.2010 tarihli duruşmaların kapalı yapılması gerekirken açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 182/1. maddesine muhalefet edilmesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluşa ve dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde 2 yaşında olup, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan katılan …’u ateşli silahla yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve yine olayda katılandan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmadığı dikkate alınmadan TCK’nin 29. maddesi gereğince cezadan indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesinin, 5237 sayılı TCK’in 50/1. maddesinde sayılan adli para cezası seçenek yaptırımı dışındaki kısa süreli hapis cezasına seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlediği gözetilmeksizin, hükmolunan kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilen suça sürüklenen çocuğa 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesine göre ihtarat yapılması,
2) Adli Emanet’in 2009/3 sırasında kayıtlı olup suçta kullanıldığından bahisle TCK’nin 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilen av tüfeği ve dolu kartuşların, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde evinde misafir olarak kaldığı akrabasına ait olduğu, bu kişinin bilgisi ve rızası dışında suça sürüklenen çocuk tarafından alınıp suçta kullanıldığı gözetilmeden, söz konusu eşyaların iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK’nin 50/6. maddesi gereğince ihtarın yapıldığı fıkralardan “ve aynı kanunun 50/6 hükmü gereğince hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmadığı veya başlanıp da devam edilmediği takdirde para cezasının tahsilinin 6183 sayılı yasaya göre yapılacağının” cümlesi çıkartılarak; yine hükmün TCK’nin 54. maddesi gereğince müsadere kararı verilen fıkrası hükümden çıkartılarak yerine “Suçta kullanılan Adli Emanet’in 2009/3 sırasında kayıtlı 25963 seri numaralı…marka otomatik av tüfeği ve 8 adet … marka dolu kartuşun, 5237 sayılı TCK’nin 54/1. maddesi gereğince, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki sahibine iadesine, aynı emanette kayıtlı 2 adet boş kartuşun aynı madde gereğince müsaderesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.