YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/598
KARAR NO : 2016/16750
KARAR TARİHİ : 03.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın savunmasını içeren 17/02/2014 tarihli dilekçesinde suç tarihinde mağdurlar tarafından yolunun kesilerek aracından zorla indirilip kendisini yaraladıklarını, kendisinin kimseye vurmadığını belirtip bu hususun olay yerini gösteren mobese kayıtlarının incelenmesi sonucu anlaşılabileceğini beyan etmesine göre, olay yerini gösteren mobese kayıtlarının olup olmadığı soruşturulup, mevcudiyetinin anlaşılması halinde incelenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazıyı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdura ait 23/07/2012 tarihli … Devlet Hastanesince düzenlenen kati raporda mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının belirtildiği,… Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 06/05/2013 tarihinde düzenlenen raporda ise mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının ve mevcut yaralanmanın mağdurun yüzünde sabit ize neden olup olmayacağının tespiti için muayene edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında; mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporları ile birlikte adli tıp kurumuna sevk edilerek, muayenesi yaptırılarak rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığa, iddianamede uygulanması talep edilmeyen, TCK’nin 86/2 maddesinden, 5271 sayılı CMK’nin 226 .maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Sanığa ait dosya kapsamındaki adli sicil kaydına göre … Asliye Ceza Mahkemesinden verilmiş bir mahkumiyetinin bulunmadığı, sabıkasına konu ilamın … Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/76-130 sayılı mahkumiyet kararından ibaret olduğu anlaşılmakla, infazda tereddüt oluşturacak biçimde tekerrüre esas alınan ilamın tarih ve sayısı gösterilmeden, mahkeme ismi de hatalı gösterilmek suretiyle yazılı şekilde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği halde uygulanan yasa maddesinin hükümde belirtilmemesi yasaya aykırı,
5) 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yer alan diğer hak yoksunluklarının ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.